Ankaragücü Tarihi,ankaragucu,1910,futbolcuları,formaları,armaları,kazandığı kupalar,başarıları,resi

Ankaragücü Tarihi,ankaragucu,1910,futbolcuları,formaları,armaları,kazandığı kupalar,başarıları,resi

Ankaragücü Tarihi,ankaragucu,1910,futbolcuları,formaları,armaları,kazandığı kupalar,başarıları,resi

Ankaragücü Tarihi




Ankaragücü Tarihi


Ankaragücü’nün kuruluşu İmalat-ı Harbiye’ye dayanır. İmalat-ı Harbiye, Osmanlı Devleti’nde 19.yüzyıl ortalarına doğru, ordu ihtiyaçlarına yönelik sanayi politikalarının geliştirilmesiyle zamanın koşullarında, tersanelerle birlikte imparatorlukta işçi yoğunluğu ve istihdamı açısından en başta gelen kurumlarından birisidir.

Sanayi mektebi eğitimi sonrasında İmalat-ı Harbiye saflarında hayata atılan öğrenciler, bir yandan da o günlerin yeni modası futbolla ilgileniyorlardı. Padişahın futbolu yasaklayan fermanını dinlemeyerek kendi aralarında futbol oynamaya başlamışlardı.

Daha sonra padişahın fermanını yürürlükten kaldırması ve futbol oynanmasını serbest bırakmasının ardından bu atölyede çalışan gençler bir araya gelerek kendi aralarında kulüpleşirler ve 1904 yılında Tamir Atölyesi’nin farklı üniteleri ve tezgâhlarının futbol takımları oluşturulmuş, bu resmi-olmayan ‘takım/kulüpler’ kendi aralarında maçlar yapmışlardır. 

Bu takımlardan bazıları Rehber-i Sanayigücü, Numune-i Sübyan, Tapa Gençlikspor, Besaletspor, Gayret Gençlik’tir. Bu takımlar Ankaragücü’nün temellerini oluşturan amatör takımlardır.   

Önce İzmir, daha sonra İstanbul ligi kurulmuş, müsabakalar başlamıştır. Fransız gözetmenlerin oluşturduğu lige, İmalat-ı Harbiye takımı da davet edilir. Ancak İmalat-ı Harbiye'yi tek takım temsil edecektir. 

 ‘İmalat-ı Harbiye’ mensupları İstanbul liginin başlamasıyla birlikte bir çatı altında bir araya gelerek ‘bu ligde yer almak’ fikri gençler arasında yayılmaya başlamıştır. Kendi aralarında kıran kırana geçen maçlar sonrası isimlerini daha iyi duyurabilmek için bu lige dahil olmak istemişlerdir.

 1904 yılında oluşturulan bu amatör topluluk ile Ankaragücü’nün temelleri atılmaya başlanmıştır. Tarihin ilerleyen yıllarında, 1904 yılında ‘İmalat-ı Harbiye’ ile başlayan bu amatör sürecin, gelişim sürecinden hiçbir şekilde kopmadan devam ettiği görülecektir. Esas olarak resmi makamlara kulubün kuruluş belgeleri 1910 yılında yapılmış olsada, Ankaragücü kulübunun temelleri 1904 tarihinde atılmıştır.
1910 yılı 14 Haziran tarihinde ‘İmalat-ı Harbiye’ mektebinin öğrencileri arasında bir ‘birlik’ toplantısı organize edilir, bu toplantıdan bir sonuç alınamaz. 19 Haziran 1910 tarihinde ikinci toplantı yapılır. Kendi aralarında amatör grupları birleştirmeyi amaçlayan toplantılardan da bir sonuç alınamayınca İmalat-ı Harbiye Mektebi’nin son sınıf öğrencilerinden iki kişinin adı diğerleri arasında öne çıkar ve 31.08.1910 tarihinde iki kulübu kurmaya karar verirler.
1.Agah Orhan’ın öncülüğündeki grup ‘Altınörs İdman Yurdu’nu, (Renkleri: Sarı-Yeşil )

2.Şükrü Abbas’ın öncülüğündeki grup ise ‘Turan Sanatkarangücü’nü ( Renkleri: Kırmızı-Yeşil ) kurarlar. 

Lider sıfatı taşıyan bu iki öğrenci arasında tatlı bir rekabet vardır. Kulüpleri kurma çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.

Agah ORHAN ve Şükrü ABBAS 31.08.1910 günü Altınörs İdman Yurdu kulübünün ve Turan Sanatkarangücü kulübünün kuruluş evraklarını Mutasarraflığa verirler ve bu şekilde iki takımında resmi olarak kuruluşu 31.08.1910 olarak gerçekleşir.

Ankaragücü’nün kuruluş tarihide resmi olarak bu tarih dikkate alınmıştır. Kulüp binaları Osmanlı Sanatkaran Cemiyeti Merkezinde bir oda olarak belirlenmiştir.

İki önder isim olan Agah ORHAN ve Şükrü ABBAS kulübün kuruluşunda aktif olmalarına rağmen yönetimlerde yer almayıp, futbolcu olmayı tercih etmişlerdir. Kulübün kuruluşunun aşağıdan, yani işçi ve işçi okulu öğrencilerinden gelmesi dikkate değerdir. Bu ‘öğrenciler’ aynı zamanda da atölyelerde çalışmaya devam etmişlerdir. Okudukları okul bir anlamıyla ‘atölyelerin’ alt yapısını oluşturan kurumlardır ve buradaki öğrenciler fabrikalarda ustalarının gözetiminde pratik yapmaktadırlar. Bu durum bir anlamıyla bugünkü Ankaragücü’nün tarihsel olarak bir ayrıcalığına tekabül etmektedir.

İmalat-ı Harbiye çatısı altında yaşamlarını sürdüren bu insanlar kendi aralarındaki mücadeleler kıran kırana geçmesine rağmen tarihi bir karar ile İstanbul Cuma ligine katılarak aslında iki kulüp değilde, tek bir kulübün, iki farklı renkteki formasını taşıyan oyuncuları olduklarını herkese göstereceklerdir. 

İki kulüpte İstanbul ligine katılmak için başvuruda bulunurlar. Fakat iki kulübün de aynı kuruluşun takımı olmasını gerekçe gösteren Lig heyeti bu başvuruyu red eder.

Bu iki kulüpte İstanbul Cuma ligine katılabilmek için Sanayii Mektebi Spor Kulübu çatısı altında toplanarak tek takım olarak 1912-1913 İstanbul Cuma Ligine katılırlar.  

13.09.1913 tarihinde İstanbul Cuma ligine katılan takım ilk mücadelesini Fenerbahçe (B) takımı ile yapar ve Ankaragücü resmi tarihinin ilk galibiyetini bu maçta alır. (Fenerbahçe 1- Sanayii Mektebi 3)

Maça takım ilk yarı sarı yeşil forma ile ikinci yarı ise yeşil kırmızı forma ile çıkar.
1912-1913 İstanbul Cuma ligine katılan Sanayii Mektebi Spor Kulübü ilk sezonu şampiyon olarak tamamlar.

İstanbul’un işgaliyle birlikte Zeytinburnu’ndaki İmalat-ı Harbiye Tamir Atölyesi ile Tophane’deki Askerî Usta Mektebi ve Top Dökümhanesi dağıtılır.

1913-1916 tarihleri arasında, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlaması üzerine kulüp bir anlamıyla ‘futbolu’ bırakmak durumunda kalmıştır.

Bu tarihler arasında kulüp lig mücadelerine katılamamıştır. İşgal kuvvetlerinin silah fabrikalarının kapatılmasına ilişkin baskılarıyla birlikte, futbolcuların ve yöneticilerin tamamı Anadolu’da yürütülen Kurtuluş Savaşı’na katılmışlardır. Bu tarihler arasında diğer futbol kulüplerinden de bazı futbolcular da kurtuluş savaşına katılmışlardır. 

Ankaragücü takım olarak Kurtuluş savaşına katılmış tek kulüptür. Takım olarak tüm futbolcular, Ulusal Kurtuluş Savaşı’na gönüllü olarak katılmıştır ve bir çok Şehit vermiştir.

1916-1917 ve 1917-1918 sezonlarında İstanbul Cuma ligine Altınörs İdman Yurdu ve Turan Sanatkarangücü takımları ayrı olarak katılmışlardır. Altınörs İdman Yurdu her iki sezonuda şampiyon olarak tamamlar ve 1919-1920 sezonunda İstanbul 1.Küme A grubunda oynamaya hak kazanır.

1919-1920 sezonunda ulusal mücadeleye katılan futbolcuların çokluğu nedeniyle  Altınörs İdman Yurdu son 3 maça çıkamamıştır. Alınan hükmen yenilgiler sonucu 5 takım arasından sezonu 4’ncü olarak tamamlar. 
Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'yi başlatma düşünce ve planından haberdar olan Selahattin Adil Paşa, İstanbul'da kalan İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi talebe, atölye ve top dökümhanesi bölüm müdürleri, muallimleri, ustabaşı, usta ve işçilerinden oluşan bir mukavemet teşkilatı kurmuştur. Bu gizli örgütün adı “İmalat-ı Harbiye Direniş Örgütü” dür. 

“İmalat-ı Harbiye direniş teşkilatının önemli bir bölümünü Altınörs İdman Yurdu ve Turan Sanatkarangücü futbolcularının oluşturulması, Ankaragücü tarihinin kurtuluş savaşı dönemi ile ilgili olarak ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu da ortaya çıkarmaktadır.”

İmalat-ı Harbiye direniş örgütüne mensup 60 kişiden oluşan sporcu grubu 1920 yılının Eylül ayı sonlarında Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere bir müfreze halinde Adapazarı üzerinden Ankara'ya hareket ederler.

Gündüzleri ormanlık bölgelerde gizlenip dinleniyor, geceleri ise Anadolu içlerine ilerlemek için yol alıyorlardı. 60 kişilik gruptan büyük bölümü hilafetçi kuvvetler ve Rumların oluşturduğu çeteler ile çarpışarak şehit olmuştur.

"1920 artık kulüp merkezi Ankara’dadır."

Kurtuluş savaşı esnasında futbolcuların vermiş oldukları bu kadar yüce mücadelelerin ardından artık akıllarda bir tek şey vardır “Ankara’da Futbol”

1920’lerin başına gelindiğinde her iki kulüp kendisini Ankara’da yeniden kurmuştur.

31.08.1920 tarihinde Altınörs İdman Yurdu ismini Anadolu Sanatkarangücü olarak değiştirerek resmi olarak, bu tarihte Anadolu Sanatkarangücü olarak kurulmuştur. 

Kulübün renkleri; Altınörs İdman Yurdu’nun renkleri olan yeşil – sarı, amblemi ise Altın sarısı bir örs ve çekiç tutan bir el şeklindedir.

1922 Eylül ayında da Turan Sanatkarangücü ise aynı isimle daha sonra kurulmuştur.

Kulübün renkleri : Lacivert Beyazdır. Amblemi: Kumpasın ağzında çekiç

26.10.1922 tarihinde Anadolu Sanatkarangücü İlk maçını bugünkü Cebeci stadının olduğu çayırlık alanda Konya takımı olan Talimgahgücü’nü 2-1 yenmiştir. Bu maç resmi olarak Ankaragücü’nün Ankara’da oynamış olduğu ilk karşılaşmadır.

02.11.1922 tarihinde Anadolu Sanatkarangücü ilk deplasman mücadelesine çıkarak Talimgahgücü’nü Konya ilinde bugünkü Konya şehir stadının bulunduğu çayırlık alanda 4-1 yenerek ilk deplasman galibiyetini almıştır.

31.08.1923 tarihinde aynı kurum bünyesinde faaliyette bulunan Anadolu Sanatkarangücü ile Turan Sanatkarangücü, Her iki kulübün başkanı olan tamirhane müdürü Topçu Albay Mehmet NURİ ALTINOK tarafından birleştirilerek tek çatı altında toplanması kararı verilir. Anadolu Sanatkarangücü ile Turan Sanatkarangücü birleşerek Ankara Ligi’ne Sanatkarangücü adı altında katılmışlardır. Başkan Mehmet NURİ’nin teklifi üzerine Kırmızı – Beyaz renklerde anlaşma sağlanmış, amblem olarakta ucunda yıldız bulunan bir pergel ile çatılmış iki tüfek şekli uygun görülmüştü.

Kurtuluş savaşı mücadelesinde aktif olarak görev yapan futbolcular 29 Ekim 1923 tarihinde yeni bir görevle top bataryalarının başına geçtiler. Meclis tarafından Cumhuriyet ilan edilmişti ve bunun duyurulması gerekiyordu. Bu büyük onur Anadolu - Turan Sanatkarangücü futbolcuları tarafından Ankara kalesinden yapılan top atışları ile gerçekleştirilir. Artık  Anadolu-Turan Sanatkarangücü futbolcularının da katkıları ile Cumhuriyet ilan edilmiştir.

1924-1925 sezonunda Muhafızgücü – Sanatkarangücü maçında olaylar çıkar ve Sanatkarangücü ligden ihraç edilir. TİCİ (Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı) tarafından ligden kaydı silinmiştir.

03.08.1926 tarihinde alınan ihraç kararı üzerine durumu gözden geçiren Başkan Ali TUNALI ve yönetim kurulu İmalat-ı Harbiye Genel Müdürü Osman Zati Paşa’nın görüşünü alarak yapılan toplantıda İmalat-ı Harbiye Spor kulübü adı ile tescilini yaptırarak tekrar liglere katılma hakkını elde eder.

Mustafa KEMAL’in Kurtuluş Savaşı sonrasında İmalat-ı Harbiye Genel Müdürlüğünü ve Kulübü ziyaretleri sırasında yaptıkları sohbette fabrika Müdürü ve yetkililerinden bilgi alan Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e istirahatleri sırasında mevsim meyvelerinden iri taneli Ankara’nın ünlü misket üzümü ile kavun ikram edilmiştir.

Büyük Önder bu ikramdan çok hoşnut kalmıştır. Kendisinin yaptığı tanımlamada “Üzüm Kişiye güç ve kuvvet verir ve değişik türleri vardır. En önemlisi Ankara’da bolca yetişen iri taneli lacivert renkli misket üzümüdür. Misketin lacivert rengi güç ve kuvvet simgesidir. Kavun ise Güzel kokulu, tatlı ve sıvı bir meyve türüdür. Sarı, yeşil ve pembeye kaçan renkli çeşidi vardır. Sarı renk, hırs ve başarının simgesidir. Kişi başarı sonrası bundan büyük gurur duyar.” şeklinde açıklamalarda bulunur.

TİCİ(Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı)’nin kulübe vermiş olduğu ihraç kararını boykot etme kararı alınması sonrası yapılan toplantıda İbrahim SOMÇELİK yeni kurulacak takımın rengi ne olmalı? Şeklinde konuşmalar geçince  Atatürk’ün kulübe yapmış olduğu ziyareti aklına gelir ve SARI – LACİVERT renklerin olması gerektiği fikrini belirtir.

Bu renkler toplantıda oybirliği ile kabul edilir ve kulübün yeni renkleri artık SARI – LACİVERT olmuştur.

Devrin İmalat-ı Harbiye yöneticileri TİCİ’nin kulübe karşı takındığı tavrı sonucu bir onur meselesi yaparak yeni adı ve yeni renkleri ile büyük bir kampanya seferberliğine girerler. Lacivert ceket ve sarı sırmalı elbiselerden oluşan Bando takımı akşamları saat 17:00 – 18:00 arası Ulus ve Kızılay bölgesinde genelde misket ve hüdayda gibi Ankara havalarını çalarak halka konser veriyor, sporcularda sarı – lacivert arabalar ile onları izliyorlardı.

Kulübün kimliğine ilişkin farklılaşma kısmen Ankara’ya geldikten sonra başlasa da özellikle 1930’lu yıllardan sonra kulüp yönetimi neredeyse tamamen bürokratlara kalmıştır. Fakat o yıllarda dahi kulübün ‘gariban takımı’ olarak anıldığı belirtilmektedir. Daha sonraki dönemlerde hem kulüp yönetimi, hem sporcuların yapısı itibariyle hem de Türkiye’de bu alandaki profesyonelleşmenin de etkileriyle kulüp ciddi değişimlere uğramıştır.

31.08.1933 tarihinde İmalat-ı Harbiye ismi Ankaragücü Gençlik ve Spor Kulübü adını alır.

1938 yılında yürürlüğe giren 3512 sayılı “Cemiyetler Mıntakavi (şehir) isim kullanamazlar” hükmü nedeni ile kulübün adını tekrar değiştirmesi gerekmişti.

31.08.1939 günü yapılan kongrede yasaya uyulmak maksadıyla kulübün adı bu defa “AS-FA GÜCÜ” olmuştur. AS-FA : Askeri Fabrikalar kelimesinin kısaltılmış halidir.
3 yıllık bir aradan sonra 1942 yılında Spor teşkilatının yayınladığı bir genelgede Cemiyetler kanunun “Mıntakavi İsim” bölümünün yanlış anlamlara yol açtığını belirtti. Kulüpler mıntakavi (şehir) isimleri alabilirlerdi. Bu genelgeye dayalı olarak 31.08.1942 günü yapılan kongrede kulübün renkleri aynı kalmakla birlikte “AS-FA ANKARAGÜCÜ GENÇLİK ve SPOR KULÜBÜ” adını almıştır. 

Genel Kurmay Başkanlığı askeri güçlerin sivil kulüpler ile maç yapmasını yasaklamış, kulüp bu karar gereği lig maçlarından çekilmek zorunda kalmıştı.
Bu karar üzerine kulüp genel başkanı Tümgeneral Fikret KARABUDAK kongreyi toplantıya davet etti.

02.07.1948 günü yapılan kongrede “Cemiyetler Yasasına göre kulübün sivil kulüpler arasında faaliyet gösterebilecek yeni bir tüzük hazırlanması” kararı alındı. Komisyon çalışmalarını çok kısa bir sürede tamamlayarak kulüpler arasında maç yapabilecek yeni bir tüzük taslağı hazırladı.

31.07.1948 günü taslak yapılan kongrede kabul edilerek “ANKARAGÜCÜ GENÇLİK SPOR KULÜBÜ” adı ile kulübün liglere tekrar katılması sağlandı.



ankaragucutarihi.com
ankaragucutarihi.blogspot.com





6 yorum:

  1. Hazırlayanların ellerine sağlık.
    Ancak Ankaragücü'nün sarı lacivert renklerinin, barutun yanmadan önceki ve yandıktan sonraki renklerinden aldığını zannediyordum.

    YanıtlaSil
  2. teşekkürler gerçekten

    YanıtlaSil
  3. emeğinize sağlık herkesin bu koca çınarın tarihini bilmesi gerekir..

    YanıtlaSil
  4. gerçekten muazzam...

    YanıtlaSil
  5. Varmı başka bi kulüpte böyle bi tarih

    YanıtlaSil

Yorumlana Biçimi Kısmından; Anonim veya Adı/URL kısmını Seçerek yorum yapabilirsiniz.
YORUMLARINIZ KONTROL EDİLDİKTEN SONRA, EN KISA SÜREDE YAYINLANACAKTIR.